Hamilelik ve Gebelik Sonrası Yetersizlik Duygusu

26 Haziran 2014 Perşembe, 20:49

Annelik Duygusuna Alışmak İçin Kendinize Zaman Tanıyın!

Kuşkusuz her kadının, anne olmakla ilgili bazı temel içgüdüleri vardır. Bunlar sayesinde anne, doğal olarak, gebelik süresinin üstesinden gelme ve doğumdan sonra yavrusuna gerektiği gibi bakma becerisine sahiptir. Ancak bir yandan dünyaya bir çocuk getirecek olmanın heyecanı, bir yandan hamilelikte yaşanan hormonal değişiklikler ve fizyolojik sıkıntılar, diğer yandan ise gelecekle ilgili kaygılar ve modern yaşamın neden olduğu “en iyi olma baskısı” kadının doğal becerilerine etkileyebilir. Bu nedenle bir çok kadının, gebelikle birlikte başlayan ve anneliğin ilk ayları boyunca devam eden yetersizlik duyguları yaşadıkları bilinmektedir.

Bu rahatsızlıklar doğum yapan kadınların yüzde 15′ de görülmektedir. Hamilelik sonuna doğru çok yükselmiş olan progesteron ve böbreküstü bezi hormonlarının doğumdan sonra birden bire azalması bu sıkıntıların önemli sebeplerindendir. Genellikle gebeliğin sonuna doğru veya loğusalığın ilk haftasında başlar ve hüzünlü, sıkıntılı, ağlamaya uygun ruh hali şeklinde görünürler. Anneler; bitkinlik, melankoli, enerjisizlik, isteksizlik, hayattan zevk alamama ve ilgisizlik gibi yakınmalar yaşarlar. Bunun yanı sıra, bebeğin bakımı için gereken çabayı göstermeye çalışırken durum daha da ağırlaşır.

Doğum sonrası hüznü veya depresyonu yaşayan annelerin önemli bir kısmının, bebeklerine gerektiği gibi bakmakla ilgili yetersizlik duyguları ve kendi kişisel hayatlarının artık sona ulaştığına dair depresif düşünceler yaşadıkları bilinmektedir.

hamilelik sonrası1

Yetersizlik duygusu yaşayanlar neler yapmalıdır?

Annenin uzun süre üzerinden atamadığı yetersizlik duygusuyla baş etmek için psikolojik yardım alması çok faydalı olacaktır. Psikolojik yardım sürecinde öncelikle annenin kendisiyle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturması sağlanmaya çalışılır. O da bir insandır; yalnız kalma, dinlenme, arkadaşlarıyla olma, eğlenme gibi bireysel ihtiyaçları vardır ve bu ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Bu bakış açısını kazanamayan anne, yetersizlik duygusundan da kurtulamayacaktır.
Yeni doğan bebeğini günde bir saat bile bırakabilir bilmeyen, başkasına güvenemeyen, bebeğine bağlı anneler için risk fazladır. Yaşadığı yetersizlik duygusundan kurtulmak için; sosyal hayata olabildiğince çabuk karışmak, günde en azından bir kaç saati bebeğinden ayrı geçirmek, bebekten önceki hayatına ait bazı alanları koruyabilmek, kendisini iyi hissettiği faaliyetleri ve ilişkileri sürdürebilmek gereklidir. Sağlıksız şekilde bebeğine bağımlı olmak, yeterlik duygusunu artıran değil tam tersi ona kötü etkileyen bir durumdur.

PEKİ NELER YAPMALIYIZ:
– Arkadaş, tanıdıklar ile görüşmeliyiz
– Dışarıda tek başına zaman geçirmeli.
– Çocuk Bakımından kendine zaman ayırmalı
– Evde de tek zaman geçirmeli
– Bebeğin sorumluluğunu eşi ve diğer yakınlarıyla paylaşmalı
– Egzersiz, spor yapmalı
– Geçmişte hoşlandığı birkaç şeyi sürdürmeli
– Eksik yaptıklarına sinirlenmemeli
– Kendisini başkalarıyla mukayese etmemeli

doğum-sonrası-başarısızlık1

 

Bunları Mutlaka Yapmalısınız:

İyi bir iletişime sahip olmak: İyi bir iletişim, açıklığı ve çatışmalarla baş etmeyi içermelidir. İyi bir iletişim, bir çok sıkıntı dolu durumda olduğu gibi hamilelik ve yeni bebek sahibi olan durumda da, çiftin en önemli sorunlarını çözme aracıdır.

Hayat eşler arası iş bölümü, görev ve sorumluluk hazırlığı yapmak (adalet duygusunu sağlamak): Özellikle ilk bebekten sonra bir çok çiftin ilişkisi olumsuz etkileniyor. Bu tehdidin farkında olan ve önceden önlem alan çiftler; ya hiç sıkıntı yaşamıyor ya da kısa sürede ilişkilerini normalleştirebiliyorlar. Özellikle ev işleri, bebeğin sorumlulukları çoğu kadına kaldığında çiftin arasındaki mesafe açılıyor, kadında adaletsizlik duygusu gelişiyor. Bu da bir ilişki için önemli bir engeldir.

Annelik ve babalık duygusunun farklı sürelerde oturduğunun farkında olmak: Baba olma duygusu annelik duygusundan çok sonra olgunlaşır. Çünkü anne adayı 9 ay bebeği karnında taşırken annelik duygusunu yoğun şekilde yaşamakta ve bebek dünyaya geldikten sonra da gerek süt vererek, gerekse onunla çok daha fazla zaman geçirerek anneliği çok önce benimsiyor. Baba ise, yeni doğan bebek ile sınırlı bir birliktelikle başlayan ilişkisini bebek büyüdükçe geliştirebilir. Bu gerçeğin her iki ebeveyn tarafından bilinmesi, ana ve babanın birbirini anlamasını kolaylaştıracak.

Mutlu bir beraberlik ve iyi bir çocuk yetiştirmek için en baştan tedbir almakta fayda vardır.

 

Bir önceki yazımız olan Doğal Bebek Maması Nasıl Hazırlanır? başlıklı makalemizde bebek, doğal mama ve kolay mama tarifleri hakkında bilgiler verilmektedir.